Mutfak dekorasyonu nasıl yapılır_? Röpörtaj:
Onun tasarımları dünyaya hep aynı şeyi söylüyor. Özgün, yaratıcı ve tasarımcı yolu hayal kurmak…

O tasarımın mutfağına sınırsız hayal gücüyle birlikte giriyor. Ve bilmiyor ki hayal gücü uçsuz bucaksız bir gözlem gücünün, dünyayı karış karış gezebilmenin, insanları tanımanın kısaca dolu dolu bir yaşamın özünde gizli.*

Hiçbir zaman üretmekten, tasarlamaktan ve hayal kurmaktan yorulmayacak bu adamın dopdolu yaşamının kapılarını onunla birlikte araladık.

**Avrupa’da yapılan tasarım aratırmalarından birinde “İyi tasarım zekidir.” Sonucunu çıkarmış ortaya. Bu da tasarımcının zekasıyla onun alan kişinin zekasının aynı paydada buluştuğunu gösteriyor. Sizin ürünlerinizi paylaşan tüketicilerle siz de böyle bir diyalog kuruyor musunuz?

Ben Adnan Serbest’leri Türkiye!de evlere çok vermiyorum. Bir bekar müşterimiz vardı, Adnan Serbest ürünlerini satın almıştı. Bu ürünlerlle belli bir zaman yaşadıktan sonra bir tasarımcıyla tanıştı, Türkiye’de çok beyenilen ve başarılı işler yapan bir tasarımcı, evlerini kuracaklar, kadın dede ki, ben Adnan Serbest’ten vazgeçmem. Bunların evlilik sonrası evlerinide ben yaptım. Tamamıyla bir Adnan Serbest evinde yaşıyor Can Yalman ve ayrıca çok beğendiğim bir tasarımcıdır.*
Ürünler çok minimal ve sakin oldukları için biraz böyle içerdeki tasarımı destekliyor.

Mesela benim ürünlerimle yurtdışında yaşayan mobilyacılar var. Bunlardan bir tanesi MDF İtalia’nın sahibi Brunı Fattorini. Evinde benim eşyalarım var.

Tasarım mutfağı sizin için daha eğlenceli değil mi?ş
Aslında bakarsanız herşey dışından çok farklı görünür de işin mutfağına girdiğinizde işin aslında öyle olmadığını görürsünüz. İşin mutfağında ciddi anlamda hayal gücü var. Ne yaparsanız yapın hayal gücünüz, düşünce sistematiğiniz gelişmemişse çok zeki olmanız veyahut iyi bir eğitim almış olmanız bir şeyi değiştirmez. Bence mutfakta en lazım olacak şey düşünmek ve hayal kurmak. Sonra mutfakta hiçbir şey kağıt üzerinde oldu bittiyle gerçekleşen şeyler değildir. Prosesin başından sonuna kadar olan tüm o süreçllerin çok ciddi anlamda irdelenmesi, bütün metodşarı yakın takip edilmesi gerekir. Prototip aşamasından hedef kitlenin görsel algısına kadar olan bütün o süreçte tasarımcının çok profesyonel, çok disiplinli, çok özverili çalışması gerekli. Benim çevremde gözlemlediğim tasarımcılarda da bu böyle. Dahiler varsa de çok az. Herkes bir Zaha Hadid ya da Strack değil.l
2009 koleksiyonunuzun tarzından, çıkış noktalarından bahseder misiniz?
Bu yeni günlerde bizim algılarımız değişmeye başladı. Ne oldu da değişmeye başladı. Bir kere dünyadaki bu kriz, bu ekonomik hareketlenme, inişler çıkışlar, Türkiye’deki genç kesimin içinde bulunduğu durum, Türkiye’nin dünyadaki konum… Biz küçük bir pencereden bakarken penceremizi biraz daha büyütelim dedik. Aslında pencerenin 3-5 asım gerisine gelip de pencerenin bütününü gördüğünüz zaman, sadece tasarımın, yaratıcılığın, müşterinin, pazarın dışında da farklı bir dünyayı fark etmeye başlıyorsunuz. Bu dünyada bizim ülkemizin insanın bilgiyi üretmek ve onu tüketebilmek konusunda AB ülkelerinde çok da iyi bir durumda olmadığını görüyoruz.

Bu koleksiyonu yapanken, yeni bir şeyler üretmenin artık bir sorumluluk taşıdığını söyleyebilir miyiz?

Benim değil de ülkenin bir misyonu var. Ben ülkenin misyonuna ne kadar destek verebilirimin söylemini yapabilirim. Bugün dünyada birçok diasporalar var. Bir Ermeni, bir Yahudi diasporasından bahsetmiyorum. Ondan daha büyük diasporalar var. Bir Hint diasporası var. Bugün Hindistan’ın bir yazılım devi olabilmesinin arkasındaki gerçeklerin sorgulanması gerekiyor. Nasıl oldu da bunlaryurtdışına gittiler, orada tutundular. Biz Türkler yurtdışına gidebilmeyi çok geç fark eden ülkelerdeniz. Ben sadece Avrupa’ya gitmekten bahsetmiyorum. Çin’e gidebilirler, Rusya’ya gidebilirler, Kazakistan’a da gidebilirler. Bu ülkenin coğrafyasının dışında gidip tutunan, şirketler kurup, sonra buraya geri dönen bir oluşum, bir diaspora, bir Türk diasporasının artık ciddi anlamda mücadelesinin verilmesi gerekliliğine inannıyorum.

Bu bağlamda bakığınız zaman burada bu anlamda bir fuar yapıyor.
Fuardan bahseder misiniz biraz?

Biz bu fuarın görsel algısına kadar bütün anlamını, içeriğini, falsefesini, kuralını değiştirecek bir hareketle, yepyeni bir fuar anlayışıyla MUDER 2009 için start verdik ve var olan bilgimizi, bilgi birikimimizi sanayici olarak, tasarımcı olarak ne kadar dülünen, yaratan, üreten insanlar varsa orada bir güç birliği içinde yeni bir tavırla yeni bir anlayışla sadece fuarın ticari sergileme fikrinden, alışılagelmiş fuar anlayışından daha farklı bir çalışma yaptık.
Mutfak fuarının başında olmak nasıl gelişti. Mutfakla nasıl bir ilişkiniz var sizin?

Aslında mutfaktla hiçbir ilişkim yok. Muder Derneği’nin yöneticileri Halim Bey ve Mehmet beyler hem benim arkadaşlarım oldukları için hem de sevil örgütlenme kültürüne ve misyonuna yakın bir duruşumun olduğu için böyle bir düşünceceyle çıktı ortaya. Önce bir hobi yapırmak istediler. Ben lobi yaparım dedim, çok zor bir şey değil, ama böyle bir fuar yapıyorsanız, bunun felsefi ve kavramsal tarafını da bu işin içinde katarsanız çok iyi olur dedim onlar da inandılar konuya ve desteklediler. Surver Fuarcılık da parasal anlamda destekleyince ortaya inanılmaz enerjisi olan, işi olan derinliği olan bir şey çıktı. Biz de onun içeriğini doldurmaya çalışıyoruz.

Yeni koleksiyonunuzda neler var?

İtalya’da bir dönem, çok ünlü tasarımcılara bize ekonomik, basit öyle şeyler yapın ki, bunu herkesim kullanabilsin tarzında bir çalışma yapmıştır. Deneysel bir çabayda bu, o zamanlar. Bugün şartlar ve kriz birçeok firmayı ve pazarı bu hale getirdi. Aslında ister istemez kaliteli ve estetik olanı nasıl hızlı, nasıl daha basit yapabilirim, nasıl ekonomik hale getirebilirim diye düşünüyor insan. Az malzeme, az işçilik, ucuz ürünü nasıl gerçekleştirebilirim diye fikirler üretmeye başlayınca böyle yepyeni bir koleksiyon çıktı. Tasarım herkese ulakmalı bence, her yere gireli.

Tasarımınızın takdir ediliyor olması, ürünlerinize olan talepleri artıtıyor mu ?

İstanbul’da özellikle geçen yıl birçok Adnan Serbest evi yaptık. İnsanlar gelip, ben bir Adnan Serbest avi istiyorum dediler. Bu, geçen yıl oldu. Ondan önceki yıllarda yoktu böyle bir şey. İnsan artık bir tasarımcıya evlerini teslim edebiliyorlar.

Search